Türkiye'de güldüren köy, kasaba isimleri

DENİZLİ

Denizli'nin Kale ilçesine bağlı Kurbağalık köyünün, bu ismi şive bozukluğu nedeniyle aldığı ifade edildi.

Köy Muhtarı Adem Öbelik, bir araştırma sonucu, Toroslar'dan gelen ''Sarı Keçeliler'' lakabıyla anılan üç yörük ailesinin 1359 yılında buraya yerleşmesiyle yerleşik yaşamın başladığının belirlendiğini söyledi.

Buraya yerleşen ailelerin gül ve bağ bahçeleri oluşturduğunu kaydeden Öbelik, ''Köye bu görünümünden dolayı Gülbağlık denilmiş. Daha sonra kuraklık nedeniyle gül bahçeleri kurumaya başlamış. Bu nedenle de Kurubağlık olarak anılmaya başlanmış. Ancak şive nedeniyle ''u'' harflerinden biri söylenmeyince Kurbağalık olarak kayıtlara geçmiş'' dedi.

-ÇANAKKALE-

Çanakkale'nin Biga ilçesi Şirinköy Muhtarı Hüseyin Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyün 1877-1878 Osmanlı-Rum savaşı sonrası Bulgaristan'ın Razgrat kasabasına bağlı Kosovina köyünden gelen muhacirler tarafından kurulduğunu söyledi.

Köylerine 1939 yılında yine Bulgaristan'ın Şumnu, Totrakan ve Osmanpazarı bölgelerinden göç olduğunu belirten Küçük, ''Köyün kurulduğu tepeye eskiden 'Katırtepe' denilirmiş. Bu nedenle köyümüzün ismi Katırtepe'ydi. Ancak köy sakinleri bu adı beğenmeyince köyün isminin Şirinköy olarak değiştirilmesi için talepte bulunduk. 1987 yılından itibaren köyümüz yeni adıyla anılıyor'' dedi.

Osmanlı Rus Savaşı sonrası, Bulgaristan'ın Razgrat kasabasına bağlı Popköy'den Biga'ya gelen muhacirler, 1883 yılında kurdukları köylerine halk arasında ''yaşayan motiflere, öğelere yer verip onlardan yararlanan kültür'' anlamına gelen ''Pop'' adını verdi.

Köy Muhtarı Ahmet Arıgün, sonraki yıllarda ''pop'' kelimesinin kilise müziği anlamına geldiği gerekçesiyle köyün adının değiştirildiğini söyledi.

Arıgün, Kurtuluş Savaşı sırasında yörede büyük kahramanlıklar gösteren ve daha sonra şehit olan Kani beyin adının yaşatılması için köye ''Kanibey'' adının verildiğini kaydetti.

Çan'ın Danapınar köyü, adını Bostanlık mevkisindeki pınardan aldı. Yöredeki diğer köylerde yaşayanların pınardan hayvanlarını sulaması nedeniyle köyün adı ''Danapınar'' olarak kaldı.

Çanakkale'nin merkeze bağlı Çıplak köyü muhtarı İlhan Ulus, köylerinin kuruluş tarihin bilinmediğini, ancak yöredeki en eski tarihe sahip köyler arasında yer aldığını söyledi.

Çıplak adının nereden geldiği konusunda bilgi veren Ulus, şunları söyledi:

''Köyümüzün bulunduğu Kumkale (Batak) Ovası'nda sivrisinek çok olduğu için köyün ilk yerleşim yerinde kalanlar sık sık sıtmaya yakalanır ve ölümler çok olurmuş. Yıllar sonra hastalıktan korkan köy halkı her şeyini bırakıp köyün şimdiki yerine göç etmiş. O dönemde köye ilk yerleşen kişi 'Çıplak Dede' olarak anıldığından köyümüzün ismi 'Çıplak' olarak kalmış.''

Ayvacık'ın Küçükkuyu beldesine bağlı Çakalini köyünün adı 1978 yılında köylülerin talebi doğrultusunda Boztepe olarak değiştirildi. Köy sakinlerinden Mehmet Çetin, köy civarında yabani hayvanların oldukça bol bulunduğunu, bunların çoğunun çakal olması nedeniyle köyün ''Çakalini'' olarak adlandırıldığını söyledi.

Çetin, yıllar sonra, köyün adının, yaşayanların beğenmemesi ve köyün tepede bulunması nedeniyle ''Boztepe'' olarak değiştirildiğini kaydetti.

-EDİRNE-

Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin yapıldığı Edirne'de ''Cazgır'', ''Kispet'', ''Künde'', ''Pehlivan'' gibi sokak adları dikkat çekiyor.

Edirne Belediye Meclisinin, adı olmayan bazı cadde ve sokaklara yeni isimler verdiğini ifade eden yetkililer, belediyeye yeni isim için başvuran kişilerin kulağa hoş gelen ve özellikle geçmişinde bir mevki sahibi olan kişilerin sokaklarında anılmasını istediğini belirttiler.

-TEKİRDAĞ-

Tekirdağ'da güzel evleri, iyi giyinen insanları ve konumu nedeniyle çevredekilerin ilgi odağı olan sokağa ''Letafet'', daha önce çok hareketli biri olan ''Hüseyin'' isimli bir kişiyi tanımlamak için yaşadığı sokağa da önce ''Çekirge'', daha sonra da ''Çekirdek'' adı uygun görüldü.

Kurnaz ve zeki kişiye ''Şeytan'' denilmesinden yola çıkılarak bir sokağa ''Şeytan Bayırı'', görünüş olarak çatalı andıran bir sokağa da ''Çatal Sokağı'' adı verildi.

Tekirdağ Belediyesi yetkilileri, ''Sirkeci'', ''Sepetçi'', ''Çarkçızade'', ''Çarkçılık'' ve ''Karanlık'' sokaklarının isimlerinin değiştirilerek yeni isimler verildiğini bildirdiler.

-KIRKLARELİ-

Kırklareli Belediye Başkanlığı yetkilileri, kentteki cadde ve sokakların genellikle çiçek isimlerinden oluştuğunu belirttiler.

Halktan ve Belediye Meclisi üyelerinden gelen talep doğrultusunda bazı caddelerin isimlerinin değiştirildiğini ifade eden yetkililer, bu kapsamda Bulgaristan'da bir köyün türü olan Tırnova Caddesi'nin Balkan Caddesi olarak değiştirildiğini kaydettiler.

Adı bulunmayan bir caddeye de belediyenin Almanya'daki kardeş şehri olan ''Waldorf'' adını verildiğini söyleyen yetkililer, sokak ve cadde isimlerinin talepler gelmesi halinde ve uygun görülürse değiştirildiğini bildirdiler.

-AYDIN-

Aydın'ın Kuyucak ilçesine bağlı ''Sinekler'' köyünün ismi, tabelasındaki ''s'' harfinin komşu köyün gençleri tarafından sürekli silinmesi ve ''İnekler'' olarak görünmesi nedeniyle ''5 Eylül köyü'' olarak değiştirildi.

Köyün isminin değiştirilmesi için 2002 yılında imza kampanyası başlatıldığını belirten Köy Muhtarı Ali Güler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köyün adını beğenmeyen gençlerle komşu köydeki bazı kişilerin tabeladaki 's' harfini silerek adını ''İnekler'' haline getirdiğini kaydetti.

800 yıllık geçmişi olan Sinekler köyü isminin her zaman alay konusu olduğunu belirten Güler, şöyle konuştu:

''Köyümüzün kuruluşunda Yörük çokmuş. Bunların arasında selek ustası da çok olduğu için ismini o yıllarda Selekler Köyü koymuşlar. Sonra zamanla isim Sinekler köyü olmuş. Bizim köyün gençleri tabeladaki 's' harfini sürekli silip 'İnekler' yapınca imza topladık. İl Genel Meclisine, Valiliğe 2002 yılında isim değişikliği için müracaat ettik. Valilik, Kuyucak'ın kurtuluş yıl dönümü olan 5 Eylülü köyün adına uygun buldu. Şimdi bu köy adından çok mutluyuz.''

Aydın'ın Çine ilçesine bağlı olan Hacıkabasakallılar köyü de köy muhtarının girişimleri sonucu Kirazderesi adını aldı. Köy Muhtarı İsmail Aydoğdu, köyün adının resmi yazışmalarda sayfalara sığmadığı ve akılda tutulması zor olduğu için değiştirildiğini belirtti.

-BURSA-

Bursa'da bulunan Kızyakup Mahallesi'nin adı, bölgede kentsel dönüşüm projesi başlatılmasıyla Ebu İshak olarak değiştirildi.

Rivayete göre, Kızyakup Mahallesi, adını bölgede bulunan Karayakup Türbesi ile hemen dibinde bulunan Kızılyakup Çeşmesi'nin halk arasında birleştirilen adından almış.

Geçen aylarda belediye meclisinin kararıyla Ebu İshak Mahallesi ile birleştirilen mahalle, artık Ebu İshak olarak anılıyor.

Tarihi belgelere göre, Kestel ilçesine bağlı Ağlaşan köyü ise adını ağlayarak buraya yerleşenlerden alıyor. Ağlaşan yakınındaki Menendi köyünde hastalık nedeniyle çoğu kişi ölmüş, kalan 3-5 hanenin yerleştiği yere ''Ağlaşan'' adı verilmiş.

Büyükorhan ilçesine bağlı Durhasan köyü de adını kış mevsiminin sert geçtiği bir bölgeden gelen Yörüğün Oba Beyi Hasan'ın bölgenin şartlarını beğenerek buraya yerleşmesinden alıyor.
Aynı ilçede önceden Yörüklerin beslediği tekelerden dolayı Tekeler olarak anılan köyün ismi zamanla Tekerler köyüne dönüşmüş.

Orhaneli'ne bağlı Dönmeler Köyü, alay konusu olduğu için ismi değiştirilen köyler arasında yer alıyor. Osmanlılar döneminde köyün Hristiyan olan halkı toplu olarak Müslümanlığa geçince ''Dönmeler'' olarak anılır olmuş. Son dönemlere kadar bu adla anılan köy, halkın başvurusu üzerine yaklaşık bir ay önce Gümüşsuyu adını almış.

Şu anda arıcılık yapılmayan Deliballılar köyü ise ismini geçmişte bölgede bolca üretilen acı balından alıyor.

Keles'e bağlı Delice köyünün isminin ise ''Velice'' adlı Yörükten geldiği söyleniyor. Köy Muhtarı Çetin Ayaz, köyün ismini Taşpınar olarak değiştirmek istediklerini dile getirerek, ''Köyümüzün ismi alay konusu oluyor. Halbuki köyümüzde hiç deli veya saf insan bulunmuyor. Köyün ismini en kısa zamanda değiştirmek istiyoruz'' dedi.

Mustafakemalpaşa'ya bağlı Döllük köyü, 1876 yılında Kafkas göçmenleri tarafından kurulmuş. Sulak ve verimli otlaklarda kurulan köy, diğer köylerdeki büyükbaş hayvanların da burada otlatılması ve çiftleştirilmesi nedeniyle Döllük adını almış. Yaklaşık 30 yıl önce köyün adının değiştirilmesi için müracaatta bulunulsa da bu talep, ''döllük''ün Türkçe olması gerekçe gösterilerek reddedilmiş.

-BALIKESİR-

Balıkesir'in Dursunbey ilçesine bağlı Sinekler köyünün adı bazı çevreler tarafından alay konusu edilince köylülerin başvurusu üzerine Şenköy olarak değiştirildi.

Köy Muhtarı Mehmet Emin Çetin, yaklaşık 150 yıllık geçmişe sahip köye Sinekler adının neden ve kimler tarafından verildiğinin bilinmediğini belirterek, şöyle konuştu:

''Çevre köylere veya ilçeye gittiğimiz zaman nereden olduğumuz sorulunca 'Sinekler' dediğimizde hoş olmayan alaycı bir yaklaşımla karşılaşıyorduk. Bu, giderek köylülerimiz arasında rahatsızlık yarattı. Bunun üzerine imza topladık ve 1995 yılında köyümüzün ismi değişti. Şenköylü olmaktan mutluyuz.''

Balıkesir'in Susurluk ilçesi ise adını cumhuriyet döneminde almış. 1892'de bucak, 1926'da ilçe olan Susurluk, sulak alanların ve buna bağlı olarak sığır yetiştiriciliğinin revaçta olması nedeniyle ''Susığırlık'' olarak anılıyormuş. Susurluk'un Susığırlık öncesindeki adının ise ''Pırt'' olduğu söyleniyor.

-KÜTAHYA-

Kütahya'nın Simav ilçesine bağlı Sudöşeği köyü, adını bulunduğu yerin geçmişte sulak ve bataklık olmasından almış. Geçmişte ''Suyatağı'' olarak anılan köyün ismi, zamanla ''Sudöşeği''ne dönüşmüş.

Tavşanlı ilçesine bağlı Dümrek Hüseyin Paşa köyünün geçmişi ise 500 yıl öncesine dayanıyor. Köy Muhtarı Ali Kapçak, geçmişte yaşlıların dümbelek çalarak birbirlerini ziyarete gitmeleri nedeniyle köyün ilk adının ''Dümrek'' olduğunu belirterek, ''Yunan harbi zamanında köyümüze gelen Yunan askerleriyle savaşan komutan şehit düşmüş ve komutayı Hüseyin adında bir ere bırakmış. Şehit olmadan önce de 'Hüseyin bundan sonra paşa sensin' demiş. Bu olaydan sonra köyümüz bu ismi almış'' diye konuştu.

-YALOVA-

Yalova'nın adının nereden geldiğine dair çeşitli iddialar ortaya atılsa da en çok kabul göreni Osmanlı döneminde Çiftlikköy ilçesinden başlayıp Termal ve Çınarcık ilçelerini içine alan bölgeye verilen ''Yalakabad'' adından geldiği.

Yalakabad'ın ardından buranın Yali Ovası olarak anıldığı, cumhuriyetin ilanından vefatına kadar sık sık Yalova'ya gelen Ulu Önder Atatürk'ün burada yazdığı mektupları tarih attıktan sonra Yali Ovası yazıp imzaladığı belgelenmiş.

Türkçe'ye Rumca'dan Yalı olarak geçen yali ve ova kelimelerinin birleşerek Yalova olarak kaldığı sanılıyor.

Yalova'da ''Katırlı'' beldesinin adı Esenköy, geçmişte hapishane bulunduğundan yıllarca ''Zindan'' olarak anılan Teşvikiye beldesine bağlı mahallenin ismi ise Yukarı Teşvikiye olarak değiştirildi.

-İZMİR-

İzmir'in Kemalpaşa ilçesine bağlı Parsa beldesinin adı 1963 yılında Bağyurdu olarak değiştirilmiş. Bağyurdu Belediye Başkanı Rıdvan Üreten, beldenin ilk adının Yelki olduğunu, Parsa ismini ise daha sonra aldığını ifade etti. Önceleri ovada kurulu olan beldenin Yörüklerin göç ettiği yerlerden olduğunu belirten Üreten, bu göç edilen yerde aynı zamanda pars denilen hayvanların da barındığı, o yüzden buranın ''Parsa'' ismini aldığını kaydetti.

Kemalpaşa'nın Yiğitler Köyü Muhtarı Refik Yay, daha önce Sofular olan köy isminin İzmir Valisi Kazım Dirik tarafından değiştirildiğini, köy halkının kendi gayretleriyle yaptığı okulu gören Vali Dirik'in bu köyün ismini Yiğitler olarak değiştirdiğini ifade etti.

Kemalpaşa'nın Ansızca köyü de kurulduğu yerin konumundan dolayı bu adı almış. 1190 nüfusa sahip köyün Muhtarı İbrahim Kuru, iki tepe arasında kurulan köyün girişinde mezarlık, mezarlığın önünde çam ağaçları olduğunu ifade etti. Kuru, bu çam ağaçlarından sonra köye birden girildiğini ve gelenlerin şaşırdığını, bu nedenle köyün isminin ''Ansızca'' olduğunu belirtti.

Daha önce Cumaovası olarak geçen, İzmir'in Menderes ilçesine bağlı Çile köyü Muhtarı Kemal Düzgün, köyün isminin kuruluşundan bu yana aynı olduğunu ifade etti. Köyün yakınındaki Değirmendere beldesindeki mahkumların cezalandırılmak ve çile çektirilmek için köylerine getirildiğini belirten Düzgün, bir rivayete göre köyde idamlarda kullanılan bir de ağaç olduğunu ifade etti.

Bergama'nın Örlemiş köyünün yörük köyü olduğunu kaydeden Köy Muhtarı Hüseyin Yaşa, ''toplanmış, birikmiş'' anlamına gelen Örlemiş'in halk tarafından da benimsendiğini belirtti.

Tire ilçesindeki Boynuyoğun köyünün isminin aşiret ismi olduğunu belirten Köy Muhtarı Ajlan Birlik de köyün ismini kuruluşundan beri böyle bildiklerini ifade etti.

-MANİSA-

Manisa'nın Soma ilçesine bağlı Cenkyeri Belediye Başkanı Ünsal Uzunyılmaz, beldelerinin eski isminin Çinge olduğunu bunun 1997 yılında Cenkyeri olarak değiştirildiğini söyledi. Çinge'nin bir Türk boyu olduğunu belirten Uzunyılmaz, buna rağmen belde halkının bu isimi istemediğini belirtti. Uzunyılmaz, Çinge'nin ''Cenktepesi'' olarak değiştirilmek istendiğini ancak son olarak ''Cenkyeri'' isminde karar kılındığını söyledi.

Manisa'nın Alaşehir ilçesine bağlı Baklacı Köyü Muhtarı Necdet Türk, yeni isimlerinin 1998 yılında resmiyete kavuştuğunu ifade etti. Musaağa olan köy isminin halk dilinde zaten Baklacı olarak bilindiğini dile getiren Türk, bu ismin resmiyette de sıkıntı yarattığını ifade etti. Musa Ağa'nın, eşinin büyük dedesi olduğunu da belirten Türk, zamanında Baklacı köyünün çoğunun bu kişiye ait olduğunu, bu nedenle köyün isminin onun adıyla anıldığını söyledi. Daha önceki yıllarda köyde bakla yetiştirildiğini kaydeden Türk, şimdi köyün geçiminin üzüm yetiştiriciliğine dayandığını söyledi.

Manisa'da, daha önce Hodullu Yörüklerinin ikamet ettiği ve ismini buradan alan Alaşehir ilçesindeki Hotallı köyünün ismi 1985 yılında Işıklar, 1992 yılında da Gördes ilçesindeki Söğeller köyünün ismi Akpınar olarak değiştirildi.

-UŞAK-

Uşak'ın merkez ilçesine bağlı Kediyünü köyü muhtarı İsmail Şehirli, köylünün isimden hoşnut olmadığını belirterek, yabancıların köyün adını alay konusu yaptıklarını kaydetti.

Köye yeni bir isim bulma arayışında olduklarını dile getiren Şehirli, ''Kediyünü deyince insanlar değişik tepkiler veriyor, bizimle alay ediyorlar. O yüzden köyün ismini değiştirmek için güzel bir isim arıyoruz'' dedi.

Eğlence köyü muhtarı Hasan Yavuzsoy da geçiş noktasında bulunan köyde geçmiş yıllarda Gediz ile Uşak arasında yolculuk yapanların konakladığını ifade etti. O yüzden bugünkü anlamıyla olmasa da ''eğlence''nin ''dinlenme, bir yere varınca oyalanma'' anlamında kullanıldığını belirten muhtar Yavuzsoy, köyün isminden memnun olduklarını söyledi.

-ANTALYA-

Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Yeşilköy, bölgede hala eski adı olan ''Şapşal'' olarak biliniyor. Köy, 1968 yılında zamanın muhtarı Ramazan Budak'ın çabasıyla Yeşilköy adını almış.

Yeşilköy köyü muhtarı Osman Yavuz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilinen yerleşim tarihi 250-300 yıla kadar uzanan köyün Şapşal adını almasıyla ilgili iki rivayet olduğunu söyledi.

Bir rivayete göre, çeşmenin önüne su içilebilmesi amacıyla yapılan ''şapşak'' adlı su kabının zamanla ''şapşal'' halini aldığını belirten Yavuz, ''Diğer bir rivayete göre, zamanın kadısı olduğu ileri sürülen kişi köyden geçtiği sırada bir köylüye çeşmenin çok yakınında 'Buralarda içecek su var mıdır?' diye sormuş, köylü de 'Şapşal adam görmüyor musun su gözünün önünde' demiş. İsim de oradan kalmış'' dedi.

Şapşal isminin değiştirilmesi için yıllarca uğraştıklarını ifade eden 77 yaşındaki Ramazan Budak da ''Osmanlı döneminden kalma çeşmeden insanların su içebilmeleri için ağaçtan oluklar yapılmış. O zamanlarda tas olmadığından ağaçtan şapşak diye bir şey yapılmış ve insanlar suyu bundan içmişler. Şapşak ismi zamanla şapşal olarak değişmiş'' diye konuştu.

Alanya'nın Demirtaş beldesine bağlı bir sahil köyü olan, eski adı Domalan olan Yeşilöz'ün sakinleri, Domalan'ın Avrupa'da ''kralların yemeği'' olarak bilinen bir mantar türü olduğunu kimseye anlatamamışlar. Sonunda köylülerin başvurusu üzerine köyün adı ''Yeşilöz'' olarak değiştirilmiş.

Yeşilöz köyü muhtarı Muzaffer Karadağ, 30 yılı aşkın süredir ''Domalan'' adını kullanmadıklarını söyledi. Karadağ, ''Eskiden yaylalarımızda yetişen bir mantara 'domalan' diyorduk. Bu mantar sarımsak gibi ve haşlanıp yenebiliyordu. Köyümüzün adını bir mantar türünden aldığını bir türlü anlatamadık'' dedi.

Aynı beldeye bağlı bir diğer köy olan ''Kıllı'' sakinleri de 20 yıl önce küçükbaş ve büyükbaş hayvanların tahribatı üzerine ormanlık alanlarını kaybetmişler. Yeniden ağaçlandırma çalışmaları yapan köylüler bu kez hayvanlarını kaybetmeye başlayınca ''Kıllı'' adının uğursuzluğuna inanmışlar. Köylülerin başvurusu üzerine 400 yıllık tarihi olan köyün adı ''Çamlıca'' olarak değiştirilmiş.

Gazipaşa ilçesine bağlı ''Kıcık'' da ilginç isimli köyler arasında bulunuyor.

Muhtar Abdurrahman Yılmaz, köyün geçmişinin Selçuklulara dayandığını belirterek, şunları söyledi:

''Eskiden salgın bir hastalık sonucu birkaç kişi kalmış köyde. Hastalıktan kaçanlar, soranlara 'Köyde aklı başında kimse kalmadı. Birkaç gıcık adam kaldı' demişler. Köyümüz adını oradan almış.

Uzun zamandır muhtarlık yapıyorum ve köy dışına her çıkışımda alaycı sözlerle karşılaştım. Özellikle Ankara ziyaretlerim sırasında kayıt yaptırırken görevliler, gırgır geçer gibi 'Bu ismi nereden buldunuz' diyorlardı. Bunun üzerine köylüleri 1993 yılında toplayarak köyün adını değiştirme teklifinde bulundum. Hayatları boyunca köyden dışarı çıkmayanlar 'ne gerek var' dediler ama diğerleri 'değişsin de ne olursa olsun' diyerek bana destek verdiler. Bunun üzerine muzla geçimimizi sağladığımız için köyün adını 'Muzkent' olarak değiştirmek için başvurduk. Başvurumuz kabul oldu ve Muzkent olduk.''

Manavgat'ın Şişeler köyü muhtarı Mehmet Çetin de yaklaşık bin yıllık tarihi olan köyün adını ''unutulan şişelerden'' aldığını söyledi. Çetin, ''Uzun yıllar önce birkaç kişi köyümüze yaz ayında su kabaklarıyla gelmişler. Köyümüzde dinlendikten sonra Seydiler köyü civarına gitmişler. Orada içinde su kabakları olan şişelerini bizim köyde unuttuklarını söylemişler. Köyümüzün ismi o günden beri 'Şişeler' olarak kalmış'' diye konuştu.

Bu arada, isimlerinin kendilerini küçük düşürdüğünü ileri süren Alanya'nın Çakallar köyü sakinleri, muhtarları aracılığıyla ''Aslanlar'' adını alabilmek için başvuruda bulundu.

AA

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !